bakım


Saç Renginizi Doğal Yollarla Açın

Tuba Ogat tarafından 29 Ocak 2015 tarihinde gönderildi
sac-rengini-acmak-isteyenlere-dogal-bir-formul

Genellikle kış aylarında koyu saç renkler tercih ediyoruz fakat; yaz ayları yaklaştıkça saç rengimizi açmayı düşünmeye başladık bile!Hoş bir saç rengi tercih etmek güzel ama aynı zamanda saç sağlığımızı da düşünmemiz gerekiyor. Kimyasallarla saç açmak saçımızın parlaklığını alıyor, yapısını bozuyor ve yıpratıyor. Bir kere boyattık mı devamı geliyor elbette boyanın saçı beslediği söyleniyor ancak; saç açmak saç sağlığı açısından yıpratıcı bir durum. Bu sebeple olabildiğince doğal yollar tercih etmemizde fayda var.

Hiçbir açma işlemi uygulamasak da yaz mevsiminde güneşin ve denize girdiğimiz zamanlardaki tuzlu suyun etkisi ile saç rengimizin açıldığını farkediyoruz. Eğer aklınızda bambaşka bir renk düşünceniz yoksa siz tatilin keyfini çıkarırken saç renginiz de bir yandan açılacaktır.

Papatya çayı ve limonun saç rengi üzerindeki etkisinden haberdar mısınız? Hem de hiçbir kimyasal madde ile saçınıza bir işlem uygulamadan tamamen doğal yollarla hem saç tonunuz açılacak hem de saçlarınız ışıl ışıl parlayacak.

Zeytinyağı saçı besliyor. Bunu artık hepimiz biliyoruz. Fakat; belki bazılarımızın bilmediği bir gerçek de var ki o da zeytinyağının saç rengini açıcı özelliğinin de bulunduğudur. Saçlarınıza zeytinyağını sürdükten sonra güneşte 1 saat kadar bekleyin. Ve sonrasında saçlarınızı yıkayın. Bir kaç kez durulamak durumunda kalabilirsiniz ancak; duş almak yerine sadece saçlarınızı yıkamayı tercih edin ki saçlarınızı yıkarken bedeniniz de yağ olmasın. Arındırma konusunda zorluk yaşayabilirsiniz.

Genellikle oksijenli su tercih edilebiliyor. Hatta bunun için güneşe çıkmanıza dahi gerek yok. 1-2 saat içerisinde açılıyor saçlarınız. Ancak; yakarak açtığı için kesinlikle tavsiye edilir bir yöntem değil.

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, , , ile etiketlendi

Daha İyi Bir Cilt için Gözeneklerinizi Küçültün

Tuba Ogat tarafından 29 Ocak 2015 tarihinde gönderildi
cilt-gozenekleri

Sıkı bir cilde sahip olmak herkesin arzusudur. Pürüzsüz bir görünüm elde edebilmek için bir çok bakım yolları denemiyor muyuz? Yeni çıkan bir ürün, cilt bakım kremleri, cilt losyonları, peeling ürünleri vazgeçilmezlerimizin arasında yer alıyor.

En çok şikayet ettiğimiz konulardan biri cilt gözeneklerimizin gevşemesi ve tıkanması. Bu durum genellikle düzgün bir bakım ritüeli oluşturamadığımız için başımıza geliyor. Düzenli ve sistematik bir bakım yöntemi tercih ettiğimizde bu problemin üstesinden gelmemiz kolay olacaktır. Gözenekleri sıkılaştırmak için tavsiyelerimize bir göz gezdirin.

Cildimizi iyi temizleyemediğimiz için ilk adımımız cilt temizliğine gereken önemi vermek olacaktır. Bu sebeple, özellikle duş sırasında cildinize peeling uygulamalısınız. Rutin olarak her gün uygulamak faydalı değildir. Fakat; duş esnasında sıcak ve su ile açılan gözeneklerin en iyi temizlik yöntemi o esnada bir peeling uygulaması olacaktır. Cilt tipinize uygun bir peeling veya sıvı temizleyiciler ile gözenek temizliğini yerine getirmiş olacaksınız. Düzenli temizleme yöntemi ile daha sıkı bir görünüme sahip olacaksınız.

Özellikle makyaj yapanlar dikkat. Cildiniz,makyaj tabakaları arasında nefes almaya çalışır. Çeşitli kapatıcılar, fondöten gibi makyaj ürünleri ile bunu en az seviyeye indirirsiniz. Halbuki cildinizin hava almaya ihtiyacı vardır. Gözenekler daha fazla tıkanır ve bu kaçınılmaz sonuçla karşı karşıya kalırsınız: Gevşemiş ve tıkanmış gözenekler. Bu sebeple, asla makyajınızı temizlemeden uyumamalısınız. Gözenek genişlemesi sorununa kökten bir çözüm getirmek istiyorsanız, cildinizi her gün temiz tutmak durumundasınız.

Buhar banyosu, gözeneklerin doğal bir şekilde açılmasını sağlayacaktır. Gözeneklerin tıkanmasına yol açan kir ve yağlardan arınmanın en doğal yolu buhar banyosudur. Bu sebeple, buhar banyosunu da seçeneklerinizin arasında yer verin.

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, , ile etiketlendi

En İyi El Kremlerinden Seçmeler

Tuba Ogat tarafından 05 Ocak 2015 tarihinde gönderildi
en-iyi-el-kremleri

Ellerimiz sürekli ön plandadır. Hem kişisel sağlığımız hem de iyi bir görünüş için el bakımımızı aksatmadan sağlamalıyız. Ellerimiz vücudumuzda daha hızlı yaşlanır ve bakımını kaybeder. Özellikle soğuk havalar el çatlaklarına davetiye çıkarır. Veya uzun süre suyun altında kalan su ile sürekli haşır neşir olan ellerimiz daha çabuk kuruyarak yine çatlamalar ile maruz kalabilir. Bakterilere karşı hijyenik bir bakım son derece önemlidir. Ancak; bununla yetinmeden diğer bakım yöntemlerini de kullanmanızda ellerinizin sağlığı ve canlılığı açısından faydası vardır.

Yıpranmayı geciktiren, cildinize nem kazandıran, yumuşak ellere sahip olmanız ve çatlak risklerine karşı önlem almanız açısından sizlere en iyi el kremlerinden sunacağımız örnekleri değerlendirerek bakım ürünlerinize dahil edebilirsiniz.

Burt’s Bees Beeswax & Banana Hand Creme

Burt s Bees Beeswax and Banana Hand Cream 55g 1366213074 300x300 En İyi El Kremlerinden Seçmeler

Muz aromalı bu el kremi ile soğuk havalarda bile kendinizi tropik bir mevsimde hissedeceksiniz. İçeriğinde bulunan E vitamini ve Aloe Vera özleri ellerinizin bakımı için son derece iyi gelecek.

Neutrogena Norwegian Formula Hand Creme

264715 16e6d018 f453 4e4b 9ae0 c106fb707c93 300x300 En İyi El Kremlerinden Seçmeler

Cildinize nem kazandırır. Gün boyu etkisini koruyabilen bu bakım önerisi ideal boyutta olduğu için çantanıza atıp ihtiyacınız olan her an rahatlıkla kullanabilirsiniz. Kuruyan elleriniz ve dirsekleriniz için rahatlatıcı ve nem sağlayan harika bir bakım kremidir.

Estee Lauder Re- Nutriv İntensive Smoothing Hand Creme

hurley 17 300x228 En İyi El Kremlerinden Seçmeler

Nem dengesini koruyabilme özelliğini siz ellerinizi yıkadıktan sonra da devam ettirebilen cildinize elastikiyet kazandıran bir bakım önerisidir. Üstelik, elleriniz üzerinde eğer varsa koyu lekelere de bir çözüm sunarken kırışıklıkları önlemede de faydası son derece büyüktür.

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, , , ile etiketlendi

Leke Giderici Ürün Tavsiyeleri

Tuba Ogat tarafından 17 Aralık 2014 tarihinde gönderildi

Yaş ilerledikçe giderek yaş alan cildimiz için dikkatli ve özenli bir bakım uygulamak kaçınılmaz oluyor. Elbette ki her cildin kendi yapısına ve cilt tipine uygun bakım uygulamak son derece önemli. Bakımsız bırakılan cilt, zamanla yıpranmaya, deforme olmaya doğru ilerliyor. Her zaman ışıldayan ve canlılığını kaybetmeyen bir cilt yapısı için mutlaka bakım uygulamalısınız. En başta yapmanız gereken ise; cildinizi daima temiz tutmak olacaktır.

Cildinizi muhakkak temiz tutmalı ve özellikle cilt tipinize uygun güvenilir ürünler tercih etmelisiniz. Her bakım formülü bir tanıdığınıza iyi geldiğinde sizde de aynı sonucu ulaştıracak anlamı taşımaz. Beslenme şeklinizden uyku düzeninize, düzenli/düzensiz yaşam biçimine kadar cildiniz tüm faktörlerden etkileniyor dolayısıyla kişilerin tercih edeceği bakım ürünleri de bununla eş oranlı olarak değişim gösterecektir. Şimdi, bazı bakım ürünleri önerileri ile tercihleriniz arasına dahil edebileceğiniz ürün tavsiyelerinde bulunalım.

Lancome Bright Expert Dark Spot Corrector

 

Lancome Bright Expert Dark Spot Corrector 300x225 Leke Giderici Ürün Tavsiyeleri

Deneyimleyen kişilerde 4 haftalık bir kullanım sonrasında %78’lere varan oranlarda koyu cilt lekelerinde azalma görüldüğü tespit edilmiştir. Cilt renginin eşitlenmesi konusunda profesyonel bir ürün olan Lancome Bright Expert, koyu güneş lekelerinde de ciddi oranda bir azalma sağlıyor.

Murad Post Akne Spot Lightening Jel

Eski akne lekeleri için müthiş bir çözüm getiren Murat Post Akne Spot Lightening Jel, hydroquinone içeriyor. Çay yaprağı ve söğüt kabuğu Özütleri içeren jelin cildi sakinleştirme özelliği ve pürüzsüzlük kazandırma özelliği de mevcut.

Murad Post Acne Spot Lightening Gel Leke Giderici Ürün Tavsiyeleri

 

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, ile etiketlendi

İyi bir Köpek Yetiştiriciliği için Yapmanız Gerekenler

Tuba Ogat tarafından 01 Aralık 2014 tarihinde gönderildi
kopek-bakiminda-yapabilecekleriniz

İlk kez bir yavru köpeğe sahip olduysanız onu eve ilk getirdiğinizde davranışlarının yabani ve ürkek olmasını anlayışla karşılayın. Eğer bir köpek sahibi olduysanız veya olmayı düşünüyorsanız onun gelişiminde karşılacağınız her türlü problemi düşünmeli ve onun barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda olup olmadığınızı gözden geçirmelisiniz. Onun hem sevgiye, hem barınmaya hem de yanınızda iyi bir psikolojiye ihtiyacı var bunu sakın unutmayın. Gün geçtikte onunla aranızdaki bağ güçlenecek ve sizi sahibi olarak benimsediğinde çok mutlu anlar paylaşacaksınız.

Yeni girdiği ortamına henüz alışamayan köpeğiniz için çevresindeki ilgi ve yüksek sesler ürkmesine sebep olabilir. Bu ilk günlerde evine alışana kadar yaşayabileceği bir sıkıntıdır ve geçicidir.

Henüz yavru olan bir köpeğiniz varsa günün büyük bir bölümünü uykuda geçiriyor olması sizi endişelendirmesin. Yavru köpeklerin neredeyse bütün günü uykuda geçirmesi onun en büyük ihtiyacını karşıladığının bir göstergesidir. Çünkü, uyku yavru köpekler için oldukça önemli bir gereksinimdir.

Köpeğinize elbetteki bir otorite sağlayacaksınız. Ancak; bazı özel alanları onun ihtiyacına bırakmalısınız. Örneğin, köpeğiniz yerinden çıkmak istemiyorsa onu zorlamayın. Kendisi istediğinde çıkacaktır. Ve çevrenizdeki insanların da köpeğini çok sıkıştırmasına ve bir şeyler diretmesine izin vermemelisiniz.

İlk zamanlardaki tedirginliğini kolaylıkla atlatabilmesi adına onunla oyunlar oynayabilirsiniz. Bu hem onun tedirginliğini üstünden atmasını sağlar hem de sizin ona alışmanızı…

İlk zamanlarda evinizin tamamını kullanmasına izin vermemelisiniz. Hakimiyetin sizde olduğunu bilmeli. Zamanla evin diğer kalan kısımlarını tanıtmanız daha doğru olacaktır. kullanmasını istemediğiniz alanları da ona öğretmelisiniz.

Köpeğiniz yanlış bir davranış sergilediyse ona otoritenizi gösterdiğinizde bir başkası ilgili ve sevgi dolu davranmamalıdır.

Köpeğinizin her istediğini yapmanız, yaptığı her olumsuz davranışa kayıtsız kalmanız bir şımarıklığa sebep olacaktır. Şımarık bir köpek ile başa çıkmanız ve sözünüzü dinletmeniz oldukça zor olacaktır. Çünkü, onlar bir kere hakimiyetin onlarda olduğunu anladıklarında size asla fırsat vermezler.

Küçük dostunuzu yalnızca otorite ile sahiplenmemeli ona yeteri kadar ilginizi de göstermelisiniz.

Genel, Yaşam kategorisine gönderildi
ile etiketlendi

Saç Yıkamanın Kuralları

Tuba Ogat tarafından 29 Ekim 2014 tarihinde gönderildi
sac-bakimi

Saç bakımı, vücut bakımının bir parçasıdır. Daima parlak ve sağlıklı saçlar elde etmenin püf noktalarını bildikten sonra evinizde rahatlıkla uygulayabilecek ve bakımınızı en iyi şekilde gerçekleştireceksiniz.

Saçınızın incel telli mi yoksa kalın telli mi olduğunu bir gözden geçirin. Hangi yapıda bir saça sahipsiniz? Çünkü her iki tür saçın bakımı birbirinden farklıdır. Kullanmanız gereken kozmetik ürünler de aynı şekilde değişiklik gösterecektir. Yanlış bir saç bakım uygulaması saçınıza iyi gelmesinden çok zarar verebilir ya da istediğiniz sonucu elde etmede başarısızlık sonucu ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

İnce telli saçlara sahipseniz, saçlarınızı her gün veya gün aşırı yıkamalısınız. İnce telli saçlar oldukça narindir. Ve bakımına özen göstermeniz şüphesiz gereklidir. İnce telli saçlar, yapılacak bakım ile sağlamlaştırılmaya gerek duyarlar. Bu sebeple, ince telli saçlara sahipseniz doğal yağlar ile 2 günde bir uygulayacağınız bakım, saçlarınızı daha güçlü ve daha sağlam yapacaktır. İnce telli saçlar, az görüneceğinden hacim ve dolgunluk veren ince telli saçlara özel şampuanlar tercih edebilirsiniz.

Kalın telli saçlara sahipseniz, saçlarınızı 2 günde bir yıkamaya özen gösterin. Günlük hayatta, bir çok şey gibi saçlar da toza ve havadaki bir çok zararlı maddeye maruz kalıyor. Bu nedenle saç bakımınızı ihmal etmemelisiniz.

Sıcak su, genel olarak her iki saç tipi için de yararlıdır. Saçlarınızın kurumasına, zayıflamasına ve yıpranmasına neden olur. Üstelik, daha çabuk kırılmaya sebep olurlar. Bu sebeple, kaynar su da saç yıkamamaya dikkat etmelisiniz. Duştan çıkmadan önce, ilk olarak ılık su daha sonra soğuk su tuttuğunuzda daha parlak ve sağlıklı saçlara sahip olursunuz.

Çok şampuan, çok bakım anlamına gelmez. 2 fındık büyüklüğünde bir parça şampuan yeterlidir. Saçlarınız uzun ise, biraz daha fazla kullanabilirsiniz. Saçlarınıza şampuanınızla yapacağınız masaj saçlarınızı temizleme de önemli bir etkendir. 2 dakika boyunca şampuanlı saçınızın diplerine masaj uygulayın. Bu sizi hem rahatlatacak hem de iyi bir temizlik sağlayacaktır. Sülfatsız şampuanlar kullanmaya da dikkat etmelisiniz.

Saç kremi, şampuan yanında en çok tercih edilen bir bakım türü oluyor. Artık, alışkanlıklarını değiştirmenin vakti geldi. Çünkü, saç maskeleri saç kremlerinden çok daha etkili bir bakım sağlıyor. İnce telli saçlara sahipsen, saç uçlarına uygulayacağın maske, kalın telli saçlara sahipseniz tüm saçınıza uygulayacağınız maske, hem günlük yaşamda maruz kalınan saç elektriklenmelerini önleyecek hem de beslenmiş daha parlak, canlı ve bakımlı saçlara ulaşmanızı sağlayacaktır.

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, , , ile etiketlendi

Yüz Yogası ile Cildiniz Hep Genç Hep Daha Bakımlı

Tuba Ogat tarafından 23 Ekim 2014 tarihinde gönderildi
yuz-yogasi

Yoganın vücuda kazandırdığı esneklik ve elastikiyet dışında ruhsal olarak pozitif bir düşünce algısı geliştirdiği bir gerçek. Son zamanlarda yogaya artan talep de yine yoganın pozitif etkisinin bir sonucu… Şimdi sizleri bir de yapmaktan keyif alacağınız ve etkisini gördüğünüzde devamlı hale getirmek isteyeceğiniz yüz yogasından bahsedelim.

Kırışıklık, mimikler ve yüz çevresindeki diğer tüm problemler için harika bir çözüm olan yüz yogası yüzünüzde gün içerisinde sıklıkla kullanmadığınız çalışmayan yüz kaslarınızı çalıştırıyor. Sizi ve yaşlanma belirtisi kırışıklıklardan da kurtarıyor. Kırışıklık kremleri ve estetik yöntemlerine bir yenisi daha eklendi diyebiliriz. Üstelik son derece doğal, spor yapmak gibi…

Kırışıklık kremleri, botokslar, ameliyatlar derken yıllarca yaşlanma izlerini oluşturmamanın veya o izlerden kurtulmanın bir çaresi aranıp duruyor. Tamamen acısız ve herkesin kolaylıkla uygulayabileceği şekilde ortaya çıkan yüz yogası tüm bu seçeneklere tek başına bir alternatif oluşturuyor.

Bir kaç ayın sonunda ciddi etkilerini görebileceğiniz yüz yogasını her gün 20 dakika uygulamanız öneriliyor. Akıllı telefonunuza indirip kullanabileceğiniz uygulamalar, internet ve kitaplardan nasıl yapıldığına dair bilgilere ulaşmanız mümkün. İster video ile isterseniz okuyarak kolaylıkla uygulayabileceğiniz bir yüz sporu… Normal yogada olduğu gibi yüz yogasında da yaptığınız her bir çalışmanın ayrı bir ismi bulunuyor. Ve her biri bir kası çalıştırmaya yardımcı oluyor.

Kaz ayakları, gıdı ve yanak sarkmaları, dudak üstü çizgileriniz için ve bu oluşumları önlemeniz adına uygulayacağınız yüz yogası sizi hem gün içinde farketmediğiniz yüz gerginliğinizden kurtaracak hem de cildiniz her zaman taze kalacak.

Genel, Sağlıklı Yaşam kategorisine gönderildi
, , , , , , ile etiketlendi

Saç Bakımı Yapmanın Püf Noktaları

Tuba Ogat tarafından 21 Ekim 2014 tarihinde gönderildi
sac-bakimi

Bir evin perdesi gibidir saçlar… Siz her ne kadar bakım yaparsanız yapın saçlarınız ile tamamlamadığınızda her şey biraz eksik kalır. Erkek ya da kadın farketmez saç bakımı herkes için oldukça önemlidir. Canlı ve yıpranmadan uzak saçlar daima bir bakımın göstergesidir. Üstelik, bakımlı saçlar size ayrı bir hava ve görselliğinize ayrı bir ahenk katar. Evde uygulayabileceğiniz bir kaç pratik bakım ile daha sağlıklı ve canlı saçlara kavuşmanız mümkün. Bunun için tek yapmanız gereken bakımınız için kendinize biraz zaman ayırmak.  Gelin şimdi bir kaç püf noktası ile saçlarınızı yeniden yapılandıralım!

Canlılığını kaybeden ve eskisi kadar doğal görünmeyen saçlarınızın şuan bu hale gelmesinin en büyük sebeplerinden biri saçlarınızı çok sık ve çok sıcak bir su ile yıkamanızdır. Sıcak su ve sürekli olarak saç yıkama saçlarınızı kurutur ve daha cansız bir görünüme sebep olur.

Eğer uzun saçlara sahipseniz kozmetik bakım ürünleri kullanmaktan önce yapılabilek en iyi tavsiye saçlarınızı düzenli olarak fırçalamaktır. Aksi taktirde birbirine karışan ve neredeyse çözülmesi imkansızlaşan saçlarınız size zor anlar yaşatabilir. Saçlarınız kırılacak ve yığranacaktır. Keçe hissiyatı veren bir saç yüzeyi ile karşılaşmanız da oldukça olası. Maalesef uzun saçların da en zor kısmı budur. Saçlarınızı düzenli olarak fırçalarsanız onların yıpranma ihtimalini de en aza indirmiş olursunuz.

Şampuan seçiminize özen göstermelisiniz. İyi bir şampuan saçın yağ dengesini korumalıdır. Saç tipinize göre seçeceğiniz şampuanda olması gereken bir diğer özellik ise; saçın hacimli ve parlak görünmesini sağlayacak türde olmasıdır.

sac bakimi Saç Bakımı Yapmanın Püf Noktaları

Eğer kuru saçlara sahipseniz şampuanı az kullanmalı ve muhakkak saç kremi kullanmalısınız. Saç kremi saçınızda bir nem etkisi yaratacak ve ayrı bir yumuşaklık getirecektir. Kuru saçlara sahip olanlar! saç kurutma makinesini olabildiğince az ya da çok fazla sıcağa temas ettirmeyecek şekilde kullanmayada özen göstermelisiniz.

Saçlarınıza bakım yapmak üzere kullandığınız kozmetik ürünlerin türü çok önemlidir. Saçınızda bir çok kimyasal madde içeren kozmetik ürünler kullanmak ve çoğunlukla deneme yanılma yöntemi tercih etmek saçınızda ciddi yıpranmalara, dökülmelere ve cansız bir saç yapısına sebep olabilir. Bu sebeple kullanacağınız kozmetik ürünlere çok dikkat etmelisiniz. Bitkisel ürünler tercihiniz olabilir. Saçınızın neye gereksinimi olduğunu iyi bilmek sonucu daha iyi kılacaktır. Ve saçınız için iyi gelecek vitaminleri de asla eksik etmemelisiniz. Saçlar yalnızca saç üzerine uygulanmayan ihmal edilen bakımdan değil yanlış beslenmeden dolayı vücudun elde edemediği vitamin yoksunluğundan da zayıflar ve cansızlaşır. Bakım bir bütündür ve bu bütünü sağlamak için kendinize ayıracağınız biraz zaman ve doğru bir bakım uygulaması yeterlidir.

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, , , ile etiketlendi

Göz Makyajında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Tuba Ogat tarafından 29 Eylül 2014 tarihinde gönderildi
goz-makyaji

Göz makyajı, çarpıcı bakışlar yaratmak ve bakışlara daha fazla anlam kazandırmak isteyenlerin vazgeçilmezidir. Hatta bazen yalnızca bir göz makyajı sizi, yüzünüze daha fazla bir şey uygulamanıza gerek bırakmayacak kadar cezbedici kılabilir. Sadece bir kaç püf noktaya dikkat ederek kolaylıkla makyajınızı tamamlayabilirsiniz.

ADIM 1

Keskin çizgiler yerine yumuşak dokunuşlar gerçekleştirin. Fırça darbelerini yumuşak dokunuşlar ile gerçekleştirirken aynı zamanda renk paletinizdeki renkleri kullanırken de aynı özeni gösterin. Yumuşak tonlardan başlayın ve geçiş renklerini kullanın. Sonrasında koyu tonlarla makyajı pekiştirir ve manalı bakışlar elde edebilirsiniz.

ADIM 2

Far seçiminize karar verin. Eğer uzun süre dayanmasını istediğiniz bir far tercih edeceksiniz kreminizin üzerine uygulayabileceğiniz toz farları tercih edin. Böylelikle, daha uzun soluklu bir makyaj elde edersiniz. Uçucu makyajlardan hoşlanmayan kişiler için toz far daha kullanışlı olacaktır.

ADIM 3

Farınızı sürdünüz ve aslında tam da istediğiniz gibi olmadı mı? O halde, teninizin tonunda bir fondöten ile o bölgeyi teninizin rengine çevirebilirsiniz. Makyaj temizleme mendili ile tüm yüzünüzü temizlemye ihtiyacınız yok yapmanız gereken yalnızca o bölgeyi yumuşak dokunuşlar ile temizlemenizdir.

ADIM 4

Gözlerini daha büyük veya daha küçük göstermek isteyenlerin uygulaması gereken yöntem de oldukça basit. Gözlerini büyük göstermek isteyenler göz altlarını beyaz göz kalemi ile çevreleyebilirler. Veya daha küçük gözlere sahip olmak istiyorsanız bakışlarınızda, o halde yapmanız gereken koyu renk göz kalemleri tercih ederek göz etrafınızı çevrelemek olacaktır.

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, , , ile etiketlendi

Hangi Ruj Sizi Daha Çekici Gösterir?

Tuba Ogat tarafından 26 Eylül 2014 tarihinde gönderildi
ruj

Çarpıcı ve çekici dudaklar için ruj vazgeçilmezlerimiz arasında yer alıyor. Kimimiz sadece parlatıcı kullanmayı veya doğal dudak rengi rujları tercih ederken kimilerimiz için ise; çarpıcı dudaklara sahip olmak oldukça önemli… Bu noktada devreye cilt rengimiz ve saç rengimiz giriyor. Hiçbir makyaj malzemesi kullanmaksızın yalnızca tek kozmetik ürününüz ruj olsa dahi yüzünüzü ve dudaklarınızı çarpıcı kılacak başka bir ürüne ihtiyaç duymayabilirsiniz. Bunun için bedeninizin farkında olmanız yeterli… Yüz tipinize uygun bir saç kesimi ile yüz bütünlüğünüzü koruyabilir ve çarpıcı bir duruş sağlayabilirsiniz. Sonrasında uygulayacağınız ruj tercihleri ile de bu güzelliğe bir ilave yapıyorsunuz hepsi bu kadar.

Açık ten rengine sahip bayanlar hemen hemen her tonu rahatlıkla uygulayabilirler ancak; çok koyu ton ruj renkleri kullanmaları tavsiye edilmez. Zaten açık tenli olduklarından herhangi bir renk ruj onlarda yeteri kadar çarpıcı duracaktır. Çok koyu renk rujlar beyaz tenli bayanlarda çekicilikten çok itici durmaya sebep olabilir.

Dudak parlatıcısı kullanmayı unutmayın, ıslak dudaklar sizi çekici gösterir.

Esmer tenli bayanlar ise yine ten renkleri ile uyumlu renkler tercih etmeliler ancak; üzerine kullanacakları parlatıcı zaten onları seksi ve çarpıcı kılmaya yetecektir.

Günlük zamanda özellikle gündüzleri yoğun koyu renkler tercih etmemeye özen göstermelisiniz. Bunun yerine süreceğiniz paletin orta renkleri ve uygulayacağınız hafif bir parlatıcı yeterli olacaktır. Ancak; akşamları elbetteki özgürsünüz. Özellikle gideceğiniz davet ve yemeklerde veya diğer özel günlerde koyu tonları kullanmaktan ve parlatıcılarınız ile ıslak ve yoğun bir parlatıcı tercih etmekten kaçınmanıza hiç gerek yok.

Genel, Güzellik & Bakım kategorisine gönderildi
, , , ile etiketlendi
%d blogcu bunu beğendi: