iş hayatı


Vücut Dilinizi Kullanarak Ön Plana Çıkın

Tuba Ogat tarafından 11 Şubat 2015 tarihinde gönderildi

İş görüşmesi süreçlerinde strese kapılabiliriz. Ne de olsa hayatımız boyunca gerçekleştireceğimiz meslekte ilk adımları attığımız dakikalar,iş görüşmesi süreçleridir. Kariyeriniz için uygun olduğunu düşündüğünüz şirket tarafından mülakata çağrıldığınızda ilk düşündüğünüz şeylerden biri size nasıl sorular yöneltecekleri olacaktır. Dikkat etmeniz gereken bir konu daha var! Vücut diliniz.

Mülakat veya iş görüşmesine gittiğinizde donanımınızın yanında dikkat etmeniz gereken diğer hususlar giyim seçiminiz, diksiyonunuz ve elbette vücut diliniz. Karşınızdaki kişide bırakacağınız izlenim vücut diliniz ile ön plana çıkıyor.

Unutmayın! Karşınızdaki kişiler birer uzman ve onlar sizin hareketlerinizden sizi çözümleyebiliyorlar. Oturuş tarzınızdan tutun da ellerinizi ne şekilde kullandığınız konusunda her şey oldukça önem taşıyor. Özellikle kurumsal firmalar vücut diline fazlasıyla özen gösteriyor. Stresli, panik, tezcanlı veya ağırkanlı bir insan olup olmadığınızı hatta çok daha fazlasını vücut diliniz ile karşınızdaki kişiye yansıtmanız mümkün. Siz farkında olmasanız bile!

Peki, her açıdan donanıma sahipsiniz, mülakat için giyim seçeneklerinizi belirlediniz, vücut dili konusunda neler yapabilirsiniz? İşte, harika bir mülakat geçirmenizi sağlayacak son maddenin ipuçları:

Daha ilk dakikadan itibaren kendinizi o ekibin bir parçası gibi hissettiğinizi göstermelisiniz. Göz temasından asla kaçınmamalı ve kendinden emin bir duruş sergilemelisiniz. Omuzlarınız geride, sırtınız dik ve daha o kapıdan içeriye adım attığınızda kendinden emin bir tavır ilk aşamayı başarıyla atlatmanızı sağlayacaktır.

Mülakata başladığınızda sorulan sorular karşısında nefesiniz kesilinceye kadar soluksuz bir çırpıda bir konuşma yapmak iş de iyi olduğunu değil tedirgin olduğunuzu gösterir.

Ellerinizi kullanmanız size avantaj sağlayacaktır. Fazla abartılı olmadığı sürece konuşurken ellerinizi de kullanmanız rahat olduğunuzu karşı tarafa hissettirecek bir davranış olacaktır.

Bağlılık ve samimiyet şirketlerin neredeyse tamamının aradığı önemli özelliklerden biridir.  Bunu ilk anda anlayabilecekleri tek nokta sözlerinizden ziyade vücut diliniz olacaktır. Ellerinizi kullanırken avuç içlerinizin çoğunlukla karşıya yani karşınızdaki kişiye dönük olması önemlidir. Bu samimiyet ve bağlılığınızı ifade eden bir vücut dilidir.

İş görüşmesi ve mülakatlarınızda dikkat ettiğiniz bu bir kaç püf nokta, donanımınız ve görünüşünüz yanında vücut dilinizle bir bütünlük kazanarak muhteşem bir sonuç için işinizi şansa bırakmamış olacaksınız.

Genel, Yaşam kategorisine gönderildi
, , ile etiketlendi

Kariyeriniz için Erken Kalkmanın Faydaları

Tuba Ogat tarafından 07 Ocak 2015 tarihinde gönderildi

Sabahları erken kalkmak zindelik başta olmak üzere bir çok olumlu etkiyi de beraberinde getiriyor. Üstelik yalnızca özel hayatınızda değil aynı zamanda kariyer hayatınızda da…

Geç uyanmak ve bir yerlere özellikle de işe geç kalma beraberinde stresi de doğuruyor ve siz farkında olmasanız bile daha sabahın ilk ışıkları ile güne stres ile başlıyorsunuz. Devamında gelen koca bir gün ise bu stres ile birlikte çekilmez bir hale gelebilir. Stres, bir çok duygudan daha güçlü ve çoğunlukla negatif bir etkiye sahiptir.

Erken kalkarsanız işe giderken trafiğe takılmama şansınız da bir o kadar artıyor. Sabah trafiğine kalmamak güne daha pozitif başlayabileceğinizi gösterir.

Zindelik, sizi daha yaratıcı olmaya teşvik eder. Beden olarak zinde olduğunuzda bu yaratıcı fikirlerin oluşumunda da etkin bir rol oynayacaktır. Bu durum da işinizde kabiliyetinizi ortaya çıkarmanızı sağlayacak ideal bir destekçidir.

Sabahları 1 saat erken kalkarak yapacağınız sporun etkisini bedeninizde tüm gün hissedebilirsiniz. Bunu yapmak çoğu kişinin hayali. Fakat; hayallerin hayal olmaktan öteye geçmesindeki en etkili yöntem bu doğrultuda bir adım atmak olacaktır.

Genel, Yaşam kategorisine gönderildi
, , ile etiketlendi

Cuma Gününü Daha Verimli Geçirebilirsiniz

Tuba Ogat tarafından 24 Kasım 2014 tarihinde gönderildi

Hafta sonuna yaklaşırken kafa ve beden yorgunluğu çöküveriyor üzerimize. Ve belkide cuma günü haftanın iş açısından son günü olması dolayısıyla daha zor geçebiliyor. Peki siz, diğer cumalardan farklı olarak daha verimli ve daha kaliteli bir cuma günü geçirmek istemez miydiniz… İşte yapabilecekleriniz:

Unutmayın! Haftanın yorgunluğu yalnızca sizin üzerinizde değil, iş yaptığınız diğer kişiler üzerinde de aynı etkiyi yaratıyor. Dolayısıyla iş yükünüzü hem kendi adınıza hem de karşı taraf adına hafifletmelisiniz. Bu sebeple yoğun iş trafiği ve konsantrasyon gerektiren işleri hafta başında halletmeniz ve hafta sonunda yoğun işlerden uzak durmanız daha iyi olacaktır.

Cuma günleri, hafta başına göre daha fazla enerji düşüklüğü yaşanır. Dolayısıyla daha relax bir ortam yaratarak iş arkadaşlarınız ile hoşça vakit geçirebilirsiniz. Ertesi günün tatil oluşu ile gerçekleştirebileceğiniz organizasyonlar düşünüp planlar yaparak stresinizi daha da azaltabilirsiniz. Veya hem hafta sonunu karşılamak hem de birikmiş iş stresinden uzaklaşmak için iş çıkışı alışverişe giderek biraz kafa dağıtabilirsiniz.Kısa yürüşler, iş sonrası ruhunuzu dinlendirebilir. Üstelik açık hava insana her zaman iyi gelmiştir.

Planınızı oluşturun, tatil gününüzü hayal edin ve relax bir cuma günü geçirin. Böylece stres ile de kolaylıkla baş edebileceksiniz.

Genel, Yaşam kategorisine gönderildi
, , ile etiketlendi

Sürekli Yapılan Girişimcilik Hataları

Tuba Ogat tarafından 06 Kasım 2014 tarihinde gönderildi

Girişimcilikte yeni bir çığır açmak günümüz şartlarında oldukça zor bir hale geldi. Teknolojinin ilerlemesi, girişimciliğe olan talep artışı ve sıkça gerçekleştirilen seminerler, bilinçlendirme programları derken artık herkes eskisine oranla konuya daha da hakim bir hale geldi. İş böyleyken sektörlerde tutunmak ve rakiplerin önüne geçmek ise daha da zor bir hal almaya başladı. Öte yandan bilgi kalabalığı, girişimcileri yanlış hamleler yapmaya sevk edebiliyor. Reklam yapma alanlarının artması ve öncelere oranla daha makul fiyatlarda hatta ücretsiz bir şekilde reklam yapabilme olanaklarının daha fazla olması nereyi kullanmak gerektiğini ve nasıl kullanmak gerektiğini iyi algılamamaya sebep olabiliyor. Bu sebepler ve yapılan yanlış yatırımlarında etkisi ile girişimciliklerin çoğu son zamanlarda %90 başarısızlıkla sonuçlanıyor. Başarısızlık ile sonuçlanmak yalnızca iflas anlamına gelmiyor elbette. Bir girişimci iseniz, işinizde iyi olmanız kaçınılmazdır. Her zaman ayak uydurmanız gereken rakipleriniz var ve başarı için bir adım önde olabilmeyi ilke haline getirmeniz gerekir.

Hedef kitlenizi doğru belirlemelisiniz.

Yaptığınız iş, her kesime uygun olacak diye bir şey yok. Sizin alanınıza uygun kişilere hitap etmeniz o alana ihtiyacı olan kişilere yönelik hareket ediyor olmanız sizi yapmanız gereken hamlelere yoğunlaştırarak başarıya ulaşmanızı sağlar.

Sosyal Medyayı yanlış kullanmamalısınız.

her sosyal medya platformu her iş alanına uygun değildir. Yapacağınız yanlış bir hamle sizi tüketicilerinizin veya kullanıcılarınızın gözünde düşürebilir yanlış izlenim uyandırabilir veya marka kalitenizi sarsabilir. Siz, kendi mecranıza uygun alanları değerlendirmelisiniz.

Adım adım gitmek ve kaldıramayacağınız bir iş yükünü taşımamanız önemlidir.

Yeni bir girişimci iseniz; ve henüz daha bir işte iyi bir verim elde etmediyseniz oturmuş bir yapıya henüz geçmediyseniz daldan dala atlamak sizi dibe sürükleyecektir. Önce başarıyı tadın. O işte kendinizi ispat edin ve yaptığınız işin tüm gerekliliklerini yerine getirdiğinize emin olun.  Eğer, gerçekten gerekli görüyorsanız ve ilerlemeniz için iyi bir olanak sağlayacaksa başka bir işi daha planınıza dahil edebilirsiniz. Adım adım gitmek ve yaptığınız işten emin olmak hem sizi tatmin edecek hem de fırsatları daha iyi görüp daha iyi bir gelecek için daha temeli sağlam adımlar atmanızı sağlayacaktır.

Hedefinizi en baştan belirleyin ve o yolda hangi zorluklarla karşılaşabileceğiniz tahminlerinde bulunun. Her şeyi en baştan düşünmek size hem zaman kazandıracak hem de karşılaştığınız zorlukların üstesinden daha kolay bir şekilde gelmenizi sağlayarak daha zor pes etmenizi sağlayacaktır. En başta yaptığınız planlar bu işi yapma konusunda karara varmanızı sağladı ise; önünüze çıkan herhangi bir engelde asla hedefinizden şaşmadan ilerlemeli ve iş hayatının zorlu yanlarına göğüs germelisiniz.

Genel, Yaşam kategorisine gönderildi
, , ile etiketlendi

“Daha İyi Olmak” için Pazarlamanın Önemi

Tuba Ogat tarafından 23 Ekim 2014 tarihinde gönderildi

Şirketinizde daha iyi cirolara sahip olabilmek marka bilinirliliğinizi arttırmak ve sektörünüzde iyi bir yerde olabilmek için uygulayacağınız yöntemlerin içinde en önemlilerinden biri de pazarlamadır. Doğru hedef ve doğru bir pazarlama stratejisi.

Bunu yalnızca bir ürün satışı gibi düşünmeyin ortaya koyduğunuz bir marka veya bir hizmet de olsa yine pazarlamaya ihtiyacınız var. İyi bir satış grafiği yakalamak, markanız için iyi bir hedef kitlesi yakalamak ve yine aynı şekilde gösterdiğiniz hizmet adına iyi bilirliliğinizin olması konusunda pazarlamanın yeri oldukça önemlidir.

Marka bilinirliliğini arttırmak ve grafiğinizi yükseltmek adına bir çok şekilde masrafta bulunabilir ve amaca ulaşabilmek için ciddi bir maliyeti gözden çıkarmış olabilirsiniz. Ancak; strateji doğru belirlenmediğinde yapılacak her harcama yalnızca boşa giden bir masraf olarak kalacaktır. Masraf yapmadan önce belirlemeniz gereken bir takım önemli noktalar var. Sektörünüzü, rakip firmaları göz önünde bulundurmalı ve aralarındaki konumunuzu gözler önüne sermelisiniz. Siz tam olarak nerdesiniz? Daha yolun başında mı?yoksa başarıya çok yakın bir yerlerde misiniz? Bir çok firma arasında kaybolup gitmiş de olabilirsiniz. Sizi var olduğunuz konumdan daha ileriye çıkaracak plan ve programa ihtiyacınız var. Doğru stratejiler sizi amacınıza ulaştırmada önemli ilkelerdir.

Hayal edin. Ve hayalinizi gerçekleştirme ihtimallerinizi aklınızdan geçirin. Neye ihtiyacınız var? Kimlerle çalışmanız gerekiyor? Hangi harcamalar sizi bir adım öteye taşıyacak bir düşünün. Tüm bunlar sonrasında doğru bir masraf kararı vermiş olacaksınız. Üstelik, her yolu denemenize hiç de gerek kalmadan.

Aklınızdan geçen fikirlere kulak verin. Onları sadece düşünmek size hız kazandırmaz. Bir ivme kazanabilmeniz için harekete geçmeniz gerekmektedir. Pazarlamayı bir bütün olarak düşünmeli onu herhangi bir konudan ayrı tutmamalısınız. Herkesin denediği bir çok yöntemi denemiş olabilirsiniz. Ya artık bu yöntemler eskisi kadar fayda sağlamıyorsa… Bir kişinin kullandığı yöntem herkes de tutmayabilir. Sizin işiniz neyi gerektiriyorsa ona yapacağınız doğru yatırımlar sizi ileriye taşıyacak olanlardır.

Genel, Yaşam kategorisine gönderildi
, , ile etiketlendi

Girişimcilikte Stres ile Gelen Başarısızlık

Tuba Ogat tarafından 14 Ekim 2014 tarihinde gönderildi

Girişimcilikte, üretilen proje ve fikirlerde açık bir zihin, yüksek konsantrasyon ve mutlu bir ruh hali verim getirir. Gerilimden uzak ve stressiz bir ortam koşullarında çalışmak sizi daima daha ileriye taşır hem de çok daha kısa bir sürede. Üzerinize alacağınız iş kaldırabileceğiniz kadar olmalıdır. Fazla sorumluluklar iş hayatınızda verimsizliğe yol açmakla birlikte sizi üretkensizliğe sevkeder.

Sizi stres altında bırakan koşulları devre dışı bırakmanız gerekir. Öncelikle strese sebep olan etkenleri gözden geçirin. Ve bir liste yapın. Sizin koşullarınızı imkansız hale getiren sebepleri gözler önüne sermelisiniz. Birlikte çalıştığınız bireyler, çalışma ortamınız, gürültü, fazla iş yükü ve sizi memnun etmeyen bir maaş vb. çoğaltılabilecek problemlerinizi belirlemeli ve yapılabilecekler üzerine düşünmelisiniz. Ancak; sağlıklı bir ortamda verimli bir iş süreci gerçekleştirilebilir. Bunun bir koşulu çalışma ortamınıza dahil olan veriler olmakla birlikte bir diğeri de psikolojik rahatlıktır. İş yerinde stresin uzun süremesi sizi başarı konusunda etkileyeceğinden stres olmaya başladığınız her an bir dakika durup düşünün ve bir mola vererek kendinize zaman tanıyın.

İş hayatı stresi yalnızca iş hayatınızda olumsuzluklara yol açmaz aynı zamanda bireysel olarak da etkilenmenize ve sağlığınızın olumsuz yönde gelişmesine sebep olabilir. Yorgunluk, bir süre sonra kronikleşecek baş ağrıları, stresin etkisi ile beliren migren sancıları, uyku düzeninizin bozulması, geç yatma, uykusuzluk ve zor kalkma, alerji ve romatizmal rahatsızlıklar ve bunun gibi stres faktörünün tetiklediği rahatsızlıklar bedeninizde baş gösterebilir ve sağlığınızın bu şekilde olumsuz etkilenmesi de hayatınızın diğer alanlarında problemler yaşamanıza neden olabilir.

Stresi ve diğer olumsuz faktörleri hayatınızdan çıkarın ve hayatınıza daha mutlu ve huzurlu  bir ortam açarak başarıyı ve mutluluğu hayatınıza dahil edin.

Genel kategorisine gönderildi
, , , ile etiketlendi
%d blogcu bunu beğendi: