0
Ara Detaylı Arama

II ABDÜLHAMİT -YILDIZ SÜRGÜNÜ-

HEMEN AL

9,69 TL x 3 Taksit

27,00 TL27,00 TRY

Adet

- +

Satıştaki Adet

1
Hemen Al
Kalan Süre
Gün
0
0
Saat
0
0
Dk
0
0
Sn
0
0

Bu ürünü paylaş:

Yazar : Michel de Grèce
İsbn : 9755061446
Yayın Tarihi : Ocak, 1995
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 342
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Milliyet Yayınları
 
1876 Mayısının şu son günlerinde, İmparatorluğun en güçlü adamı Mithat Paşa benden bir görüşme ricasında bulunduğu zaman hiç de şaşırmamıştım buna. Bir nazırın, geleneklerin politikadan uzak durmaya mahkûm ettiği veliaht şehzadeyle görüşmesi her ne kadar adetlere aykırıysa da, böyle bir girişimi ben yine de bekliyordum. Padişah ağabeyimin sağlık durumu her türlü olasılığı gözönüne almayı gerektirmekteydi. Henüz birkaç hafta önce tahta çıkmış bulunan bahtsız Murat'ın, aklının yerinde olmadığı görülmüştü. Çöküntü hazırlanmıştı. O yalnızca kendisine ait, içinden çıkamadığı bir dünyada yaşıyordu artık. İmparatorluğun ağır çarkı dönmeye devam etmeliydi yine de ve zamanın yöneticileri buna özen gösteriyorlardı. Altında imparatorluk damgası bulunan kararnameler yayınlanıyordu ama ağabeyim hiç mi hiç farkında değildi bunların. Sadrazam ya da öteki nazırlara verilen uzun kabullerin anlatıldığı saray bildirileri resmi gazete "Türkiye"de yer almaktaydı. Oysa Murat kimseyi kabul etmiyordu artık. İki ayı aşkın süredir yalan söylüyordu hükümet. İki ayı aşkın süredir, haftaya tahta çıkma töreninin yapılacağına dair söz veriyordu. Bu tören yapılmadan sultan gerçek anlamıyla hükümdar olamazdı. Ne· var ki sultan tam anlamıyla gözlerden saklı tutulmuyordu. Her cuma, adet gereğince Dolmabahçe Sarayı'na komşu olan camiye gidiyordu. Ama göreneğe aykırı olarak, her yanı kapalı bir arabanın dibine gömülmüş durumda gitmekteydi oraya. Atlar sarayın cümle kapısıyla komşu mabet arasındaki kısacık mesafeyi dörtnala geçerlerdi. Geçtiği yola biriken meraklılar onu ancak şöyle bir görebilmiş olmaktan yakınırlardı. "Yüzünün biçimini değiştiren çıbanlar nedeniyle böyle yapıyor" diyordu kimileri. "Ateşi bir düşüyor, bir yükseliyormuş da o yüzden", "bir türlü geçmek bilmeyen titreme nöbetlerine tutuluyormuş", "yok, yok, daha ciddi başka şeyler olmalı işin içinde... " diye kuşkularını belirtiyorlardı en bilmişleri. Camide, ağabeyimin yanı başında yer alırdım mevkiim gereği.
0
0
0
0
1

Kişi tarafından görüntülenmiştir.

Listelenen bu ürün satıcının sorumluluğundadır. Satın almadan önce satıcıyla irtibata geçmelisiniz.